DOLAR
9,5992
EURO
11,1769
ALTIN
556,96
BIST
1.472
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Az Bulutlu
27°C
Şanlıurfa
27°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
21°C
RESİM AÇIKLAMASI
RESİM AÇIKLAMASI

Öğüt Dinlememek

14 Nisan 2021 19:04
0
A+
A-

Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve lâyık değildir

Mesnevi’de geçen ibretlik fil yavrusu yiyen dervişlerin hikayesi…

“Belki işitmişsindir; Hindistan’da bir ârif, dostlarından beş-on kişinin, uzun bir yolculuktan aç vaziyette geldiğini gördü ve onları şöyle îkāz etti:

«Muhakkak ki çok açsınız. Fakat ne olursa olsun dostlar; Allah aşkına sakın fil yavrusu yemeyiniz. Şimdi gideceğiniz bu tarafta bir fil yavrusu vardır. Benim öğüdümü candan, gönülden dinleyin de, sakın o fil yavrusuna dokunmayın. Çünkü anaları pusuya yatmış, onları gözetlemektedir.»

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Öğüt veren kişi bunları söyledikten sonra gitti.

Yolcular o uzun yolda çok acıktılar. Ansızın; yolda yeni doğmuş, semiz bir fil yavrusu gördüler. O fil yavrusunun üstüne azgın kurtlar gibi üşüştüler. Onu kestiler, pişirdiler ve yediler.

Yol arkadaşlarından birisi, fil yavrusunun etinden yemedi. Arkadaşlarına da yememeleri için öğüt verdi. Çünkü yolda kendilerine öğüt veren kişinin sözleri onun hatırında idi.

Fil yavrusunu yiyenlerin hepsi uzanıp yattılar, uykuya daldılar. O aç adam ise, sürüyü bekleyen çoban gibi uyanıktı. Birazdan, birdenbire korkunç bir filin geldiğini gördü. Fil, önce o uyumayan bekçiye doğru koştu. Onun ağzını üç defa kokladı; ağzından filin yavrusunun kokusu gelmiyordu. Bir kaç kere etrafında döndü, dolaştı sonra gitti. Onu incitmedi. Sonra, uyuyanların ağızlarını kokladı. Onların ağızlarından yavrusunun kokusu geliyordu. Fil de hemen onları paraladı, öldürdü.”

Bu hikâyeye Hz. Mevlânâ bizzat kendisi bir takım yorumlar getirmiştir. Şöyle ki:

* Fil yavrusu yemeyi gıybet etmeye, yâni birisinin aleyhinde arkasından konuşmaya benzetir. Hucurat suresi 12. âyette gıybet etmek ölü kardeşinin etini yemeye benzetilir.

*“Ey rüşvet yiyen, fil yavrusunu yiyorsun! Sana düşman olan fil kökünü kazır, seni mahveder.”

*Kibir, hırs ve şehvet kokusu, soğan yiyen insanın ağzından hissedilen kokuya benzer.  Soğan sarımsak yiyen biri, her ne kadar ben onları yemedim diye yemin de etse, konuşurken yanındakiler onun kokusunu duyarlar. Bunun gibi kibirli ve aşırı ihtiraslı olan biri de, lisanıyla bende bunlar yoktur dese de, hali ve tavrıyla onu göstermekten geri kalmaz.

*Öğüt ve nasihat dinleyenler her zaman kazanırlar. Dinlemeyenler ise yukarıdaki hikâyede olduğu gibi ibretlik halleri ortadadır.

Hele hele arif kişilerin öğüdünü kulak ardı edip şakileri kendine rehber-danışman edinenlerin vay haline.

Yazarın Diğer Yazıları
2 Nisan 2021 18:52
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Sohbeti aç.
Haber hattı
İLAN ŞEHRİ-İLAN VER GÖZ PROTEZ